1 Mayıs 2012 Salı

Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum.


 
"Hiç tanımadığım birine neden kimsenin bilmediği düşleri anlatayım ki? Nereye gideceğimizi okların gösterdiği bir dünyada, bir yere gitmek gerekmeyen düşleri önemsemenin kime zararı var? Ben düşlerimi, onlarla karışan anılarımı seviyorum, kendi kendime kurduğum dünyaları seviyorum, onları ancak böyle dünyaları olan, düş ülkeleri kuran, düşlerimi sevecek birine anlatabilirim...

...

"...oysa söylenmeyenleri, hiç konuşmadıkarımızı, herkesin gizli gizli kendisiyle yaşadıklarını gösteren bir kanal yok ki, zamanları karıştırabileceğimiz, o beklenmedik raslantıları yeniden kurgulayabileceğimiz kanallar yok. Bizim gibi, okların peşinde oradan oraya giden insanların hızına ayak uydurmayanların, kimsenin görmediği bir yerlere kaldırılmışların oynadığı oyunlar var yalnızca. Gizli koridorlarda birbirimize gönderdiğimiz bildiriler. Yerine ulaşıyor mu acaba?"

(Kürşat BAŞAR)